FIKRALAR

HALİNE ŞÜKRET
Dursun, cok feci bir trafik kazasi gecirir... Koma halinde hastaneye kaldirirlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yataginda bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabilesir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasil yasarim simdi!
Diye bagirip cagirir. Kendini hastanenin penceresinden atip intihar edecegini soyler. Doktorlar basina toplanir, bakarlar Dursun ciddi, baslarlar nasihata:
-Bak evladim, insan tek kolla da yasayabilir, olmedigine sukretsene. Sonra beterin beteri var. Gecen yil Temel de kaza gecirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmistik... Ama o senin gibi bagirip, hastaneyi birbirine katmadi. Şimdi de gul gibi yasayip gidiyor. İnanmazsan git de bak.
Dursun, bir an sakinlesir, gider yukari mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahcede kivir kivir oynuyor, hem de nasil oynuyor...
Bizim Dursun'un kafasi karisir ve hayretle Temel'e yaklasir:
-Ula Temel, eyi ki seni gordum, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edecegidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansoz gibi oynamana karsi teselli oldum... Şu dunyanin haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok gobek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
-Ula sen manyak misun, ne gobek atmasi. Sirtim fena halde kasuniyi... Patlayrum.


--------------------------------------------------------------------------------

SAY
Bizim kucuk Temel, Okuldan bir turlu mezun olamiyor. En sonunda ogretmen:
-Oglum seni imtihan edecegim. Bilirsen seni mezun edecegim.
Temel sevinir, sozluye kalkar... Hoca:
-Soyle bakayim Temel, İngiltere'yle Fransa kac kez savastilar?
Kucuk Temel:
-Alti defa savastiler ogretmenum.
Hoca:
-Aferin sana Temel, tebrik ederum, der.
Kucuk Temel, mezun oldum sevinciyle hocaya bakarken, hoca:
-Peki say bakalim, demez mi?
Kucuk Temel:
-Bir... İki... Üc... Dort... Bes... Alti.


--------------------------------------------------------------------------------

TEMEL'İN OĞLU
Temel'in oglu kucuk Temel, okula gittiginde ogretmeni sorar:
-Temel, baban nasil iyi mi?
Kucuk Temel:
-Ögretmenum, babam dun aksam banyo kuvetine girdi, uyudi kaldi oriya...
Ögretmen saskin:
-Uyudu mu? Desene sular evi basti, ev mahvoldu...
Kucuk Temel sakin:
-Yooo ogretmenum oyle olmadi, cunki babam agzi acuk uyur...


--------------------------------------------------------------------------------

BAŞKA ÇİMSE YOK Mİ?
Temel, bir gun tarlasindan eve donmektedir. Karadeniz bolgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayagi kayar ve yuzlerce metre derinlikteki ucuruma yuvarlanir. Can havliyle, ucurumdaki bir agacin dalina tutunur. Asagiya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazi ciktigi kadar bagirir:
-Çimse yok miiii!
Bir kac kere daha bagirir. Sonunda, ta yukarilardan, gokten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Dusup olsen ne var ki? Seni cennetime koyarim. Eger emirlerimi yaptiysan, yasaklarimdan kacindiysan, kul hakki yemediysen hic korkma!
Temel soyle bi dusunur, emirlerden hemen hicbirini yapmamis, yasaklarin neredeyse tamamini yapmis, kul hakki desen sadece Fadime'nin hakkini odeyemez. Basini kaldirip, tekrar bagirir:
-Baska cimse yok miiii!


--------------------------------------------------------------------------------

FADİME'DEN E-POSTA...
Şubat ayinin soguk gunlerinde, ikisi de Amerika'nin degisik bolgelerinde, ayri ayri is gezilerinde olan Dursun'la karisi, Florida'da bulusup yaz sicaklarinin yasandigi bu bolgede, bir kac gun gecirmeye karar verirler.
Esi, Dursun'dan once gider Florida'ya ve ertesi gun icin Dursun'a da yer ayirttiktan sonra, ona bir e-posta gonderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlis yazdigi icin, Dursun yerine, bir gun once karisi olen Temel'e gider. Yasi da epeyce ilerlemis bulunan Temel, bilgisayar ekraninda mesaji okuyunca, korkunc bir ciglik atar ve dusup bayilir. Zaten cok uzgun olan Temel'in bu cigligi uzerine ev halki odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardim icin kosusturmaya baslar.
Temel, bir sure sonra kendine gelir ve nicin ciglik attigini soranlara, bilgisayar ekranini gosterir:
"Sevgili Kocacigim,
Bugun, buraya ulasir ulasmaz, once yarin senin gelisinle ilgili tum islemleri tamamladim, sonra da bana ayrilan yerime yerlestim. Burasi gercekten de dedikleri gibi cok sicak... Seni dort gozle bekliyorum..." (Karin)


--------------------------------------------------------------------------------

VERGİ
Bizim Temel uluslararasi ekonomi toplantisina katilir... Devletin topladigi vergi dagilimini tartisirlar... Konusmacilardan biri Amerikali, biri Avrupali, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atilir... Halktan toplanan vergiler nasil dagilim yapilacak. Amerikan vatandasi soz alir:
-Bizim Amerika’da once yere bir cizgi cizeriz ve sonra topladigimiz vergileri havaya atariz... Çizginin soluna dusen paralari halka hizmet olarak geri veririz, sag tarafta kalan devlete kalir, yatirim yapariz...
Derken Avrupali soz alir ve:
- Bizim Avrupa’da baska ama ona benzer bir uygulama yapariz... Önce yere bir daire cizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atariz. Dairenin disinda kalan halka hizmet olarak geri doner, dairenin icine dusenleri devlet harcamalarina kullaniriz...
Sira bizim Temel’e gelir ve baslar anlatmaya:
-Ula usaklar ne guzel anlattunuz. Keske bizda sizun cirkefluklerunuzi degil da habu caliskanlugunuzi alsak... İnanun bizum oyle bir uygulamamiz yok... Bizde daha kisa oluyi... Bi kere oyle yere cizgi cizmezuk... Bizde hukumet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere dusenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri doner...


--------------------------------------------------------------------------------

GEÇİM ÇARESİ
Siyasiler bos yere kavga ederse ekonomi de vatandasa kalir... Temel, Dursun ve İdris’in parasizliklari canlarina tak eder. Bir taraftan issizlik bir taraftan gelecegi kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu birakan siyasiler devamli kavga ederler...
Bunlar da oturur gelecegimizi, yani ekonomi, issizlik nasil cozulur onu tartisirlar. İdris soz alir:
- Usaklar ben en hizli kalkunmanun yolini buldum... Bi ucak filosu yolliyalum. New York’i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi cikaruk ortaya aha zengin oldun...
Dursun atilir:
- Ula daha kolayi varken oyle niye edeyruk... En iyisi Amerika’ya savas ilan edelum Besinci Filo oriya cikarma yapar... Savasi kaybederuk... Ardindan Almanya gibi ortaya cikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atilir, kafasini kasir ve:
- Ula usaklar ya savasi biz kazanursak, oni hic hesap etmedunuz...


--------------------------------------------------------------------------------

MÜTEAHHİT TEMEL
Bizim Temel, Amerikali ve İngiliz’le telefon diregi dikme ihalesine girmis. Mudur soyle bir oneri getirmis:
-Hepiniz ayni teklifi verdiniz ama bizim icin surat onemli. Bir yarisma yapalim, kim daha cok direk dikerse ihaleyi o alacak...
Ücune de 5 saat sure ve yeterince direk verilmis. Amerikali 40, İngiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmis. Mudur kizmis:
-Nasil olur, bak digerleri bir suru direk dikmis...
-Mudur bey siz onlarin diktugu direkleri gormedunuz... Nerdeyse tamami disarda...


--------------------------------------------------------------------------------

KAPLUMBAĞA TEMEL
Dort kaplumbaga, piknige cikmaya karar vermis. Erzaklari hazirlayip; bir yil, iki yil, bes, on yil derken, otuz yil sonra piknik yerine varmislar. Gazozlari, yiyecekleri, herseyi ortaya cikarmislar. Bir bakmislar gazoz acacagi yok. Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip gelmesi. Gorev, iclerinde en kucuk kaplumbaga olan Temel'e dusmus. Genc kaplumbaga:
-Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsaniz giderim...
Digerleri bunu kabul etmis. Temel, yola cikmis; bir,iki, on, yirmi yil gecmis. Bu arada, yasli kaplumbagalardan biri fenalasmis. Arkadaslari ne yapsa faydasiz, son bir dilegi olup olmadigini sormuslar:
-Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?...
-Elbette...
Diyerek, sarmalardan birini vermisler. Tam agzina atacagi sirada, genc Temel, calilarin arasindan firlamis:
-Gitmiyorum iste, gitmiyorum...


--------------------------------------------------------------------------------

YILAN TEMEL
Yilan Temel, arkadasi yilana sormus:
-Hacan, biz zehirli yilan miyuk?
-Heee, n'oldu ki?
-Dilimi isirdum da...


--------------------------------------------------------------------------------

FADİME FEMİNİST OLURSA
Dunya Feministler Kongresinde konusmacilar gorus belirtmektedir. Amerikali bir hanim soyle der:
-Ben iyi bir sirketin genel muduruyum. Artik alisveris yapmaktan biktim. Kocama "bundan sonra alisverisleri sen yap" dedim. Baktim, birinci gun orali olmadi, ikinci gun orali olmadi, ucuncu gun yapti...
Alman konusmaci:
-Ben iyi bir sirkette ust duzey yoneticiyim. Bir gun kocama "ben artik bulasikla ilgilenmekten biktim, biraz da sen yika" dedim. Birinci gun yapmadi, ikinci gun yapmadi, baktim ucuncu gun yapmis...
Fadime kursuye cikmis:
-Ben kendimi bildim bileli temizlikciyim. Gecen gun Temel'e "ben artik camasir yikamaktan mahvoldum, biraz da sen yika" dedim. Birinci gun goremedim, ikinci gun goremedim, ucuncu gun gozum yavas yavas gormeye basladi...


--------------------------------------------------------------------------------

KIZARTMA
Bizim Temel karakolda baskomiserdir. Bir gun bir kadin gelir:
- Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktim ... Ben onu haslayana kadar kocami markete bezelye almaya gonderdim. Gidis o gidis gelmedi... Ben ne yapacagim?
Komiser Temel kadina hic bakmadan:
- En eyisi siz o tavugu kizartma yapin.


--------------------------------------------------------------------------------

BEN NE YAPIYORUM?
Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gun arabayla gezmeye cikarlar... Tabii otobandan giderken alismislar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
- Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetisecek.
Temel bu durur mu. Hiz sinirini coktan asmistir. Birden yoldan cikip yokustan asagi agaclarin arasina paldur kuldur giderken Dursun atilir:
- Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya basladuk.
Temel heyecanla:
- Ula Dursun, sorma onume bi kopek cikti...
Dursun:
- Ula usagum ezseydun oni da gecseydun...
Temel:
- Ula ben neye ugrasiyorum zannedeysun...


--------------------------------------------------------------------------------

SAĞIR KİM?
Temel doktora gitmis:
- Doktor bey, Bizum Fadime sagir herhalde, sorularima cevap vermeyi...
- Karinizin sagirlik derecesini olcelim. Siz bir soru sorun, duymaz ise bes adim yaklasip soruyu tekrarlayin. Ne kadar mesafede duyuyor bilelim.
Temel, deneme yapmak icin eve gittiginde Fadime'yi yemek yaparken bulmus:
- Karicugum bugun yemekte ne var?
Ses yok... Bes adim yaklasip bir daha sormus. Çit yok... Bir bes adim daha yaklasip yine sormus:
- Kiz Fadime saa diyrum, yemekte ne var?
- Bak Temel, dorduncu kez soyliyrum, yemekte hamsili pilav var...


--------------------------------------------------------------------------------

NEYE BASIYOR?
Temel, kahvehanede arkadaslarina av maceralarini anlatmaktadir:
- Gecenlerde ormana ava gittum. Birden bi ayi ile karsulastum. Tufegi atip kacmaga basladum. O da beni kovalamaya basladi. Tam ayinun nefesini ensemde hissettugum anda ayi kayup yere dusti. Bu durumu firsat bilip arayi acmaga calistum. Ama ayi gene pesima dusti. Gene tam nefesini ensemde hissettugum anda ayi tekrar kayup yere dusti. Ben tekrar arayi acmaga calistum.
O arada Dursun, dayanamayarak sorar:
- Ula Temel, cok cesaretli adamsun. Ben senun yerinde olsam, altuma ederdum.
Temel atilmis:
- Ula sen ayinun neye basup kaydugunu zannedeysun?


--------------------------------------------------------------------------------

KİMİNLE EVLİ?
Mahkemede hakim, Temel'e sormus:
- Kiminle evlisin?
- Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmis:
- E, herhalde, sen hic erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabi, nasil duymadum!..
- Kimmis?
- Bizum kari.


--------------------------------------------------------------------------------

ANNESİNDEN TEMEL'E MEKTUP
"Sevgili oglum Temel... Senin hizli okuyamadigini bildigim icin mektubu yavas yavas yaziyorum...
Artik senin buyuk sehre gittigin sirada yasadigimiz evde yasamiyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanlarin basina genellikle evlerinin iki kilometre civarindaki bolgelerde kaza geldigini" okumus; o yuzden tasindik...
Sana yeni adresi veremiyorum, cunku yeni evimizde bizden once oturan hemsehrilerimiz, tasininca adresleri degismesin diye kapi numarasini sokup goturmusler...
Bu evde garip bir camasir makinasi var. Gecen gun icine dort gomlek koydum, calistirmak icin duvardaki zinciri cektigimden beri bir daha gomlekleri goremedim.
Gecen hafta sadece iki kez yagmur yagdi. İlki uc gun, ikincisi ise dort gun surdu...
Benden istedigin yelegi postaya verdim. Ancak, halan 'o koca dugmelerle paket cok agir olur' deyince dugmeleri kopartip yelegin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
Not: Sana biraz da para gonderecektim, ama zarfi bir kere yapistirmis bulundum... Sevgiler... Annen"


--------------------------------------------------------------------------------

HERKES BİLİYOR
Temel, Paris'te bir dukkâna girmis. Bakmis, dukkânin bir kosesinde harika bir papagan... Hayran hayran seyrederken, dukkân sahibi yanina gelip, "Bu harika bir kustur, karsisina gecene bakar ve ona nasil birisi oldugunu soyler" demis. Temel, papaganin karsisina gecer gecmez, kus "Sen aptalsin" demis. Temel, papagani satin almak istemis, ancak adam satilik olmadigini soylemis. Bunun uzerine Temel, papaganin yumurtalarindan rica etmis. Adam, "yarin gelin verelim" demis. Ertesi gun gittiginde Temel'e uc tane yumurta vermis. Temel derhal Trabzon'a donmus, es-dost, akraba, komsu kim varsa toplamis ve papaganin ozelliklerini anlattiktan sonra, gururla yumurtalari gostermis ve hep birlikte yumurtalari kuluckaya yatirmislar. Bir sure sonra, yumurtalardan birisi catlamis ve icinden normal bir tavuk civcivi cikmis. Bir anlam verememisler. Fakat, ikincisinden bir bildircin, ucuncuden de keklik cikinca, Temel'in tepesi atmis. Ucaga atladigi gibi varmis Paris'e, dukkâni bulmus, dalmis iceriye... Papagan, Temeli gorur gormez, "Sen salaksin" demis. Temel daha da kizmis ve "Ula baa bak" demis, "benum salak oldugumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduguni Tirabizonda cumle âlem biliyi".


--------------------------------------------------------------------------------

NESİ VAR?
Temel, eczane acar. İlk musterisi gelir:
-Bana bir sinek ilaci verir misiniz?
Temel:
-Tabii, sinegunuzun nesi var?
 

TEMEL DENEY YAPINCA

Cenevre Tarim Konferansi'nda katilimcilarin her biri yaptiklari calismalari ve sonucta gerceklestirdiklerini verim artisini anlatiyormus. Sira Temel'e gelince,
-Kuru fasulyeye gul asiladuk, demis. -Peki, punu niye yaptiniz?
-Yellenince gul kokayi.


BİZ BUNU İSTEMEDİK Kİ

Iki boyaci olan Temel (kisa boylu) ile Idris (uzun boylu), bir bayrak diregi boyama isini almislar. Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi olcmeye calismislar. Capini olcmek kolay olmus ama yuksekligi?? Onu olcmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris;
'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc... Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iri-yari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus. Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis. Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler:
'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.'


TEMEL MODAYA UYARSA

Bizim temel bi yerden duymus, es degistirme moda diye!
- Ula Dursun demis.. 'Es degistirmek pek bi modaymis, hadi bu gece biz de degistirelim...'
'Tamam demis Dursun...'
O gece Temel'lerin yatak odasi:
-'Ula Dursun, bizim karilar su anda ne yapiyor acaba?'


PROPAGANDA

Temel secimlerde aday olmus, buyuk kalabaliga karsi konusma yapacak, hazirlanmis, kursuye cikmis. Cebindeki kagidi aramis bulamamis. Bunun uzerine secmenlere seyle seslenmis:
- Sevgili hemsehrularim, puraya celirkeen neler soyleyecegimu pir Allah pir de pen pileydum, simdi ise sadece Allah piliy.


BU YENİ

Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor 'bu ne kadar zamanda yapilmis diyor'
temelde:
5 yilda diye cevap veriyor...-yazik bizde olsa 1 yil..
biraz sonra filan camiyi goruyo 'bu nekadar zamanda yapilmis' diye soruyor..
temelde:
'2 yil diye cevap veriyor.
turist:
- yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor.
Temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist..
temel:
-2 ay diyor.
adam gene:
-yazik be bizde olsa 1 haftada biter,diyor.
Temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor..
Temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip..
-hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaaa..


TEMEL HIZ AYARINDA

Temel Amerika'ya gitmis. Orada araba kullanirken yandaki yazilari okumaya baslamis.
'Speed Limit 80'
Temel hizini 80'e ayarlamis.
'Speed Limit 60'
Temel hizini 60'e ayarlamis.
'Speed Limit 40'
Temel hizini 40'a ayarlamis.
'Speed Limit 20'
Temel hizini 20'ye getirmis.
Bu arada da iyice sinirlenmis. Daha sonra bir tabela daha gormus.
'WELCOME TO SPEED LİMİT'.


TEMEL VE KÖPEĞİ

Temel ve kopegi Karabas trene binerler.Ayni kompartmandaki yolculardan biri Temel'e:
-Kopeginize dikkat edin lutfen,su anda kocaman bir pirenin vucudumda dolastigini hissediyorum.
Temel gayet sakin:
-Uy karabasum dikkat edesun,bu adamda ppire vardur,sana ta gecebulur.


İNANMAZSIN

Kadinin biri evindeki dolaptan sikayetciymis. Çunku yoldan otobus gecince ses cikartiyormus. Dolabini yaptirmak icin kocasina soylemeden bir tamirci cagirmis tamirci eve gelmis ve dolabi neresinden ses ciktigini anlamak icin dolabin icine girmis ve otobusun gecmesini beklemis. Tamirci dolaptayken eve kadinin kocasi girmis ve dolaptan bir sey almak icin dolabi acmis bi bakmis icerde bir adam. SormuŞ ne isin var burada diye adamda soyle cevap vermis:
- valla abi otobus bekliyorum desem inaanmassin....


UNUTKAN TEMEL

Temelde asiri bir unutkanlik baslamis.Bu rahatsizligi sebebiyle doktora gitmis.Doktor Temel'e nesi oldugunu sormus.
Temel:
-son gunlerde cok unutkan oldum herseyi cok cabuk unutuyorum demis.
Doktor:
-himm peki ne zamandan beri bu durum var?
Temel:
- ne durumu doktor bey?


AYAKLARI UZUN

Temel yeni yaptigi ahirina hayvanlari yerlestiriyormus. Fakat sira develere geldiginde, develerin kapidan gecemedigini anlamis. Baslamis kapinin ust kismini parcalamaya. Ordan gecen biri.
adam -Birader napiyon sen?
temel:
-Ula devenin boyni cok uzun , kapiyu uzatayrum
adam:
-Ulan salak kapinin girisindeki topragi biraz kazsana..
temel:
-Salak sensin da, devenin boynu uzun ayaklari degul !!!


HOCAM TEMELE BİR ŞANS DAHA VER

35 yasini deviren Temel hala ilkokul diplomasini alamamistir. Ayni ogretmen de ona hala sans vermekte ama faydasi olmamaktadir. Trabzon ahalisi artik hocaya kizmaktadir. Bunun uzerine hoca Avni Aker,de kamuya acik son bir sinav daha yapmaya karar verir. Gun gelir ve sinav baslar. Hoca sorar:-2 kere 2 ne eder.
Temel dusunur dusunur ve ....5 der. Stadtan bir ugultu yukselir.
- Oglum heyecenlanma iyi dusun.Temel:
... 3 der. Stadtan daha yuksek bir ugultu yukselir.
- Oglum sana son bir sans daha veriyorum. Heyecanlanma iyi dusun.Temel:
-'4!'
Stadtan:
'HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER, HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER!....!


3 VAMPİR

3 vampir varmis Biri alman biri ingiliz biriside bizim temel bunlar havada ucarlarken alman asagiya inmis agzi burnu kan icinde gelmis:
almana sormuslar:
-Neden agzin burnun kan icinde?
Almman:
-Asagidaki kadinin kanini emdim .
ingiliz asagiya inmis agzi burnu kan icinde gelmis.
İngiliz'e sormuslar:
-Neden agzin burnun kan icinde?
İngiliz:
-asagidaki adamin kanini emdim.
Temel'de asagiya inmis oda agzi burnu kan icinde gelmis.
Temel'e de sormuslar:
-Neden agzin burnun kan icinde?
Temel.
-Asagidaki diregi goruyormusunuz?
Vampirler:
-Evet.
Temel:
-ama ben gormedim.


SIRDAŞ

Ülkeler arasinda bir ``sir tutabilme´´ yarismasi duzenlenmis. Bu yarismaya Temel de katilmis. Temel'e, bir Amerikan'a ve bir İngiliz'e birer sir vermisler.
Amerika'liya iskence yapmaya baslamislar, uc gunden fazla dayanamamis, sirrini soylemis.
İngiliz'e iskence yapmaya baslamislar, bir iki hafta sonra o da soylemis sirrini.
Sira Temel'e gelmis; gunler haftalar gecmis ama nafile. Soylememis sirrini ve kazanmis yarismayi.
Birkac dakika sonra Temel baslamis kafasini duvara vurmaya:
HATURLA ONİ DA,HATURLA ONİ...

 

SAAT
 
Reklam
 
 

# by - rapintheisyan.. ~
GÜNCEL HABER
 
 

oyun
E-DEVLET
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Copyright © 2oı2 dESiGN ßy RaP iN The iSyan..